Haber 1.04.2026 00:00:00 / Okunma Sayısı: 293

"Ne öğrendiysem Türkiye'de öğrendim"

Prof. Dr. Mutlu Özcan:

İstanbul (Dentalhaber) İsviçre’de Zürih Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Direktörü Prof. Dr. Mutlu Özcan, araştırma anlamında eksikleri olsa da Türkiye’deki dişhekimliği eğitiminin özellikle klinik açıdan çok iyi olduğunu belirterek, "Ben ne öğrendiysem Türkiye’de öğrendim." dedi.

Geçtiğimiz Aralık ayında Sağlık ve Yaşam Bilimleri kategorisinde Türkiye Bilimler Akademisi ödülüne layık görülen Prof. Dr. Mutlu Özcan, Türk Dişhekimleri Birliği dergisinin Mart sayısında başarısının sırlarını paylaştı.

MARMARA ÜNİVERSİTESİ DHF'DEN 1987'DE MEZUN OLDU

1969 yılında Erzincan’da doğduğunu anlanat Prof. Dr. Özcan, "Babam askerlik görevini yaparken ben ve kardeşim orada doğmuşuz. Aslen Denizliliyiz; babam doktor, dahiliye mütehassısı, annem de ev hanımı, daha sonra da ressamlık yaptı. Maalesef annemi erken kaybettik. Bir erkek kardeşim var, o da inşaat mühendisi. İlkokulu Denizli Gazi İlkokulu’nda bitirdikten sonra Ankara TED  Koleji’ni kazandım. Kardeşim de iki yıl sonra İzmir Özel Türk Koleji’ni kazandı. Babamın muayenehanesi Denizli’deydi; aile üç şehir arasinda bölünüyordu. Bunun üzerine ben İzmir’e Bornova Anadolu Lisesi’ne yatay geçiş yaptim, liseyi orada bitirdim. 1987 yılında Marmara Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi’ni kazandım."

"ENDÜSTRİ VEYA BİLGİSAYAR BİLGİSAYAN MÜHENDİSİ OLMAK İSTİYORDUM"

Aslında daha çok endüstri veya bilgisayar mühendisi olmak istediğini açıklayan Prof. Dr. Özcan, diş hekimliğine uzanan tahsil hayatı hakkında şu bilgileri veriyor:

"Lisedeyken birkaç bilgisayar programcılığı kursunu bitirmiştim. Lisede matematik-fen bölümü mezunuydum. Babam bilgisayar mühendisliğine  girmemi pek istemiyordu. Tıp da istemiyordu, o zaman mecburi hizmet vardı çünkü. Teyzem ve eniştem dişhekimiydi, anneannemin kızkardeşi de tıp fakültesinden sonra üzerine dişhekimliği okumuş. Babam aslında bir bilim insanı, maddi nedenlerden dolay kariyerini bırakmak zorunda kalıyor. Annem de ressam olduğu için ikisinin özelliklerini taşıyan dişhekimliği bana genetik olarak uyabilecek bir meslek diye düşünüyordum. Dişhekimliğinin hem sanatsal hem bilimsel kısmı var. Aynı zamanda tıbbi bilimlerin alt birimi. El yeteneğim vardı zaten o kısmında hiç zorlanmadım. Çocukken birçok resim yarışması ödülüm vardı. Okurken birçok yan işte çalıştım; İngilizce, fizik, matematik dersleri verdim, simültane tercümanlık yaptım, fuarlarda çalıştım, ailemden maddi olarak bağımsız olmaya çalıştım."

"ÇOK HASTA BAKTIM"

Aldığı eğitimi bugünkü bakış açısıyla değerlendiren Prof. Dr. Özcan, mesleki backraund'ında Türkiye'de aldığı eğitimin etkili olduğunu şu cümlelerle anlattı:

"Ben ne öğrendiysem Türkiye’de öğrendim. Çok fazla hasta baktık. Öğrenciyken boş vakitlerimde Nişantaşı’ndaki muayenehanelere gidip kliniklerde hasta tedavilerini izliyordum. Ya da diş teknisyeni laboratuvarına konuşmacı getirdiklerinde tercümanlığını yapıyordum ve kurslara katılıyordum. Yani daha öğrenciyken dişhekimliğinin klinik ve laboratuvar kısmını çok iyi biliyordum. Eğitimimiz çok ağırdı ama pratiği de öyle kazanmış olduk. Temelimiz çok sağlamdı. Çok hasta gördük, tedavi ettik ve çok idealist hocalarımız oldu.  Marmara Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi diğerlerine göre yeni sayılabilecek bir fakülteydi. Çoğu hocamız farklı fakültelerden gelmişti, toplama bir fakülte havası veriyordu, hepsi kendi konseptlerini getirmişlerdi. Belki de bu bir  avantajdı. Klinik tecrübemizin çok sağlam olduğuna inanıyorum. Benim o yıllarda yaşadığım klinik tecrübeyi hayatı boyunca yaşamayacak meslektaşlar var yurtdışında. Araştırma konusunda tabii hâlâ eleştirel bakıyorum; bilimsel anlamda katetmemiz gereken yol var. Ama hekimlik anlamında çok iyi olduğumuzu düşünüyorum."

0 Yorum Yapılmış

Habere Yorum Yap

E-BÜLTEN KAYIT

Diş Sektöründeki gelişmelerden mail yoluyla haberdar olmak için e-Postanızı kaydedebilirsiniz..

Mailinizi girdikten sonra kaydol tuşuna basınız